Gemi İle Yunan Adaları Turu: Mikonos (4. Gün)


Celestyal Cruise ile 4 gün süren Yunan adaları turumuzun ilk gününde Patmos'u, ikinci gününde Rodos'u, üçüncü gününde Girit ve Santorini'yi ziyaret ettikten sonra son günümüzün ilk durağı Atina'nın ardından rotamız eğlence adası Mikonos. Atina'dan 5 saat süren yolculuğun ardından gemimiz saat 18.00'de Mikanos Yeni Limanı'na yanaştı. Liman ile Mikanos merkezinin arası yaklaşık 3-4 km. Saat 23.00'e kadar buradayız. Ve biz gemiden çıkana kadar her limanda yarım saat kaybettiğimizi ve gemiye yarım saat erken geldiğimizi düşünürsek geriye Mikonos için 4 saat kalıyor. Gemideki servis kişi başı 8 Euro idi. Ama indi bindi derken orada da vakit kaybetmek istemedik. Geminin turuna muhtaç gibi bir durum ortaya çıksa da limandan iner inmez karşımıza çıkan 10 yaşlarında bir çocuğa taksi var mı diye sorduk.

Şansımıza çocuk taksi durağının numarasını ezbere biliyormuş. Hemen aradık ve tur otobüsü kalkana kadar bizim taksi geldi. Güney Koreli bir çiftte bize katıldı. Taksici ile dönüş için de anlaştık. Gidiş-geliş kişi başı 5 Euro'ya ulaşımı hallettikten sonra Mikanos sokaklarına aktık. Mikonos sokakları, dar ve labirenti andırıyor. Zamanında korsan baskınlarından ve rüzgarlardan korunmak için böyle dizayn edilmiş. Yunanistan'ın eğlence adası olan Mikonos'ta dar sokaklarda küçük bir yürüyüş yaptıktan sonra yel değirmenlerinin olduğu yere geldik.

PELİKAN PETRUS VE YEL DEĞİRMENLERİ

Burada bizi adanın meşhur pelikanı Petrus karşıladı. Aslında adada 3 tane pelikan var. Her birinin adı Petrus ama 1,2,3 diye isimlendirilmişler. Diğer ikisiyle de farklı noktalarda karşılaştık daha sonra. Pelikan Petrus'un hikayesi ise şöyle:

Pelikan Petrus
1958 yılında bir balıkçı denizde yaralı bir pelikan bulur ve adaya getirir. Pelikan tedavi ediler ancak adadan ayrılmak istemez. Bundan sonra adanın maskotu haline gelir. Adını Petrus koyarlar. 30 yıl adada yaşamını sürdüren Petrus'a 1988'de araba çarpar. Petrus'un turistlerden büyük ilgi görmesi üzerine ada halkı üç pelikan daha getirip adanın farklı noktalarına koyarlar. Bunlara da Petrus 1, Petrus 2 ve Petrus 3 diye isim koyarlar.


Adanın meşhur yel değirmenleri gün batımında romantizmin doruk noktaya ulaştığı yerlerden. Eğer sevgilinizle geldiyseniz gün batımında uğramanızı tavsiye ederiz. Yel değirmenlerinden Mikonos sahiline baktığınızda (google'da arattığınızda sıkça karşınıza çıkan Mikanos fotoğrafı) denize sıfır kafe ve restoranları göreceksiniz.


Buranın adı Küçük Venedik (Little Venice). Gün batımında oldukça rağbet gören bir yer. Ama güzel ve daha uygun fiyata balık yemek istiyorsanız çok az Küçük Venedik'ten içeri girin. Farklı mekan alternatifleri mevcut. Akşam yemeğimizi de yedikten sonra adadan ayrılma vakti geldi. Ki ayrıldığımız saatte Mikonos'ta hayat yeni başlıyor. Mikonos'a akşam 21.00 gibi gelip sabah 05.00 gibi bir program olsa daha iyi olabilirdi. Taksici ve Güney Koreli çift ile Mikonos meydanında buluştuktan sonra gemimize döndük. Gemide son gece doyasıya eğlendikten sonra sabah saat 07.00 sıralarında Kuşadası'na vardık. Mavi kartımızı teslim edip, pasaportlarımızı alıp gemiden ayrıldı. Ve bir güzel tatil daha sona erdi. Turumuzla ilgili diğer yazıları okumak için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

Tur hakkındaki genel yazımızı okumak için BURAYA tıklayınız.
1. Gün: PATMOS
2. Gün: RODOS
3. Gün: GİRİT ve SANTORİNİ
4. Gün: ATİNA ve MİKONOS

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yurtdışı

Gezegeni Keşfet

Gezmeyi, yazmayı, yemeyi, içmeyi, fotoğraf çekmeyi ve bunları paylaşmayı çok seviyoruz. Gelin birlikte gezegeni keşfedelim.